- Araştırma & İnceleme
- İhsan Sungu’nun “İlk Türk Matbaasına Dair Yeni Vesikalar” Adlı Makalesi
Osmanlı
dünyasına gözlerini açan bürokrat ve eğitimci olarak İhsan Sungu, II.
Meşrutiyet’ten hemen önce ve sonrasında Washington Büyükelçiliği’nde görev yapması
sayesinde, Fransız Aydınlanması ve İhtilali’nin Jakoben anlayışından kendisini
kurtarmıştır. Dönüşünde Tanin’de Hüseyin Cahit Yalçın ve Tevfik Fikret’le
birlikte çalışma imkanını bulmuştur. Cumhuriyet döneminde ise, mülkî görevleri
tercih etmemiş, özellikle Millî Eğitim camiasında muallimlik, müdürlük ve
müsteşarlık görevlerinde bulunmuş tecrübeli bir devlet adamıdır. Öğrencileri
tarafından sevilen ve eğitici bir kimlik olmasının yanı sıra “ta‘lîm ve
terbiyeyi” birlikte ön plana çıkarmış başarılı bir metodist olarak “bohemian”
bir İnkılapçılık yerine “avant-garde” olmayı yeğlemiş nahif bir
şahsiyettir. Bununla birlikte, bizi asıl ilgilendiren yönü Tarihçiliğidir.
Bilmek, ancak doğruyu bilmek onun için en önemli düsturdur denilebilir. Geniş
bir şekilde ele aldığı işbu makalesinde arzuhaliyle birlikte İbrahim
Müteferrika’nın Vesîletu’t-Tıbâa’sını da özetlemiş olması önemlidir. Böylece diğer
eserleriyle birlikte gözden geçirilince, kendisinin Batılılaşma’nın
paradigmaları olarak görülebilecek konuları tercih ettiği anlaşılmaktadır.
İbrahim Mütferrika’yı anlatırken oldukça objektifdir ve “önce ne olup
bitiyor anlayalım” üslubundadır. İbrahim
Müteferrika’yı Mimar Sinan, Namık Kemal ve Ziya Gökalp gibi isimler sırasına
dahil etmesi de önemlidir. Zira Mimar Sinan’la Rönesans’ın mimarîsine, Şinasi’nin
aksine bütüncül bir teslimiyet yerine manevî ya da kendimsel değerlerle
birlikte Batılılaşma’ya ve yarım asır boğuşulan medeniyet ve kültür diyalogunu
sağlayan bir harmoniye ya da bağdaşıma usulca işaret ederek bize tebessüm
etmektedir.
İhsan Sungu’nun “İlk Türk Matbaasına Dair Yeni Vesikalar” Adlı Makalesi
Osmanlı
dünyasına gözlerini açan bürokrat ve eğitimci olarak İhsan Sungu, II.
Meşrutiyet’ten hemen önce ve sonrasında Washington Büyükelçiliği’nde görev yapması
sayesinde, Fransız Aydınlanması ve İhtilali’nin Jakoben anlayışından kendisini
kurtarmıştır. Dönüşünde Tanin’de Hüseyin Cahit Yalçın ve Tevfik Fikret’le
birlikte çalışma imkanını bulmuştur. Cumhuriyet döneminde ise, mülkî görevleri
tercih etmemiş, özellikle Millî Eğitim camiasında muallimlik, müdürlük ve
müsteşarlık görevlerinde bulunmuş tecrübeli bir devlet adamıdır. Öğrencileri
tarafından sevilen ve eğitici bir kimlik olmasının yanı sıra “ta‘lîm ve
terbiyeyi” birlikte ön plana çıkarmış başarılı bir metodist olarak “bohemian”
bir İnkılapçılık yerine “avant-garde” olmayı yeğlemiş nahif bir
şahsiyettir. Bununla birlikte, bizi asıl ilgilendiren yönü Tarihçiliğidir.
Bilmek, ancak doğruyu bilmek onun için en önemli düsturdur denilebilir. Geniş
bir şekilde ele aldığı işbu makalesinde arzuhaliyle birlikte İbrahim
Müteferrika’nın Vesîletu’t-Tıbâa’sını da özetlemiş olması önemlidir. Böylece diğer
eserleriyle birlikte gözden geçirilince, kendisinin Batılılaşma’nın
paradigmaları olarak görülebilecek konuları tercih ettiği anlaşılmaktadır.
İbrahim Mütferrika’yı anlatırken oldukça objektifdir ve “önce ne olup
bitiyor anlayalım” üslubundadır. İbrahim
Müteferrika’yı Mimar Sinan, Namık Kemal ve Ziya Gökalp gibi isimler sırasına
dahil etmesi de önemlidir. Zira Mimar Sinan’la Rönesans’ın mimarîsine, Şinasi’nin
aksine bütüncül bir teslimiyet yerine manevî ya da kendimsel değerlerle
birlikte Batılılaşma’ya ve yarım asır boğuşulan medeniyet ve kültür diyalogunu
sağlayan bir harmoniye ya da bağdaşıma usulca işaret ederek bize tebessüm
etmektedir.
- Marka: Ati Yayınları
- ISBN: 978-625-6683-16-7
Özellikler | |
---|---|
Yazar | Murat Candemir |
Kitap Türü | Araştırma & İnceleme |
Kapak Cilt | Karton Kapak |
İç Sayfa Kağıt Türü | Enso |
Ebat | 16 x 24 cm |
Yayın Tarihi | 2025 |
Yayın Dili | Türkçe |
Sayfa Sayısı | 175 |